Halit KATKAT

Tarih: 12.02.2019 11:36

Yerel yönetimler ve çöken binalar

Facebook Twitter Linked-in

Birkaç gün önce İstanbul Kartal´da 8 katlı bir bina deprem yokken, yanında yöresinde hiçbir kazı çalışması yokken; ama içinde insanlar otururken çöktü. Bina 8 katlı üç katı kaçak yapılmış. Peki durup dururken bina niye çöker? Gidip herhangi bir köyde eşekle yük taşıyan köylüye sorsan bu eşek kaç kilo yük taşır? Size “en fazla 100 kilo taşır” der. Peki sorsanız, ‘bu hayvana 200 kilo taşıtsan olmaz mı?´ Vereceği yanıt “beyim eşek bu yükü taşıyamaz yükün ağırlığı ile yere çöker”. Eğitimsiz bir köylünün bildiği bir gerçeği, bu binaya izin ve ruhsat verenler bilmez mi? Bir binanın taşıyıcı kolanlarının ve kirişlerinin hesabı kat sayısına göre yapılır. Yani kolon ve kirişlerin kalınlık ve sayıları buna göre hesap edilerek yapılır. Siz 5 kat taşıyacak kolonlara 8 kat bindirirseniz; bu binanın bir gün çökeceği kaçınılmazdır. Şimdi aklımıza şu sorular geliyor: Durup dururken binalar çöküyorsa oturduğumuz bina ne kadar sağlam? Binalar durup dururken çöküyorsa depremde bu binalardan ne kadarı ayakta kalır? Binanın yapımından ve denetlenmesinden sorumlu olanlar elbette soruşturulmalı, ama zaten ülkemizde böyle bir sistem işletilseydi bu gün binalar durup dururken çökmezdi. Bu çöken ilk bina da değil. Daha önce Konya, Diyarbakır ve Zeytinburnu´nda benzer şekilde binalar çökmüştü. Kaçak yapıları denetleme işini yapan ve ruhsat veren kim? Belediyeler.

İstanbul Valisi Ali Yerlikaya olay yerindeki ilk açıklamasında 'Kartal Belediye Başkanı ve İmar Şube Müdürüyle de az önce görüştüm. Onlar bana belge de verdiler. Buranın 1992 yılından ruhsatlı olduğu, 5 kata ruhsat olduğunu ama daha sonra 3 katın kaçak yapıldığını ve iskansız olduğunu söylediler. Altında işletme ruhsatı olmayan bir atölye olduğunu söylüyorlar' dedi.
İMO istanbul Şube başkanı Nusret Suna ise Kartal´da çöken binanın altında yatan asıl sebebin imar affı olduğunu, imar affıyla birlikte Kartal´daki gibi kaçak katlı, ruhsatsız birçok yapının affedilmesinin önünün açıldığına işaret etti. “İmar affı yasasının 9. maddesinde ‘Yapının depreme dayanıklılığı ve yapının fen ve sanat norm ve standartlarına aykırılığı hususu yapı malikinin sorumluluğundadır´” ifadelerinin yer aldığına dikkat çeken Suna, böylece binaların güvenliği teknik, mühendislik ve bilimsel hiçbir denetim yapılmadan mal sahiplerinin beyanına bırakılıp yapı kayıt ruhsatı verildiğini söyledi.
Demek ki burada sadece yerel yönetimlerin değil; imar affı getiren hükumetlerin de bunda sorumluluğu var. Düşünün imar affında yapının depreme dayanıklılığı bina sahibine bırakılıyor. Bina sahibi deprem konusunda uzman mı? Çoğu kez bina sahibi müteahhittir. Müteahhit kår edeceği binanın yıkılmasını ister mi?
25 yıldır İstanbul Belediyesini yöneten partinin Genel Başkanı diyor ki “Ranta yönelik kaçak yapılar yüzünden bu sıkıntı yaşandı.”
İstanbul´da bir yapı envanteri olmadığı için ne kadar binanın deprem riski altında olduğu bilinmiyor. Bir binanın enkazının kaldırılması 4 gün sürdü. Bir depremde olacakları bir düşünün.
Bu olanlar sadece İstanbul için geçerli değil. Bütün kentlerimiz için, özellikle de deprem riski taşıyan bütün kentlerimiz için geçerli.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —