Bazı kokular burnumuza değil de doğrudan hafızamıza çarpar.
Nergis kokusu bunlardan biridir.
Ne parfüm ne gül ne esans ne kolonya kokusu gibi kendini ispat etmede telaşlı değildir.
Ağır kış koşullarına rağmen patlayıvermiştir toprağın derinliklerinden, koyu yeşil yapraklar arasından çıkan bir sap üzerinde sarılı beyazlı açıvermiştir, sessiz ve ısrarcı…
İnsan duyduğu, gördüğü an ondan kaçamaz, cebine saklamaz. Yaka mendili gibi döş cebine takar, ya da elinde bir tutam incitmeden bakar, ara ara koklayarak nefeslenir.
Kış aylarındayız, onun açtığını gördüğümüz an rahatlarız. Toprağın üşüdüğü, insanın içine kapandığı vakitler... Belki de bu yüzden hala derindedir. Soba başında bekleyen bir sessizlik gibidir. Konuşmaz ama çok şey anlatır. Bir demet nergis yoksul evin bahçesinde, cam önünde durduğunda bile zengin evi gibidir. Çünkü nergis gösterişin değil, zarafetin çiçeğidir.
Birde nergisin hüznü vardır.
Her şey gibi kısa ömürlüdür, uzun süre kalmaz, çabuk solar. Ama giderken ardından bir eksiklik bırakır. Belki bu yüzden nergis kokusu kaybettiklerimizi hatırlatır. Dönmeyenlere söylenmiş sözler, ertelenmiş sevgiler…
Bugün memleketin hali biraz nergis kokusu gibi. Kısa sevinçler, çabuk solan umutlar...Ama yine de vazgeçemeyeceğiz. Çünkü nergis her şeye rağmen açar. Soğuğa, rüzgâra, ihmal edilmeye rağmen. Toprak ne yaşarsa yaşasın, bir yerinden mutlak bir koku sızar.
Belki de bize düşen hayatın sertliğine rağmen nergis gibi kalabilmektir. Gürültüye karışmadan, kırıp dökmeden sadece var olarak... Ve arada bir durup geçerken bir şeyler hissedebildiğimizi kendimize hatırlatmak.
Eskiden kış gelince nergis kokusu gelirdi. Şimdi sadece çiçekçilerde vitrin süsü. O çoktan hayatın içinden kovuldu. Şimdi memleketin kokusu değişti. Zam kokuyor, beton kokuyor, ihmal kokuyor, yoksulluk, adaletsizlik kokuyor, yalan dolan kokuyor…
Bir gün bu ülkede yeniden nergis kokusu duyulursa bilin ki, bazı şeyler değişmiştir. İnsanlar gülümsemiş, sözler yumuşamış, adalet yerine gelmiş, yoksulluk kapıdan uzaklaşmıştır. O güne kadar nergis, sadece hatırlatıcı bir hayat olarak kalacak.