Halit KATKAT

Tarih: 18.08.2020 10:29

Krizin Nedeni Pandemi Değil, Kapitalist Üretim İlişkileridir

Facebook Twitter Linked-in

2019 yılında dünyaya yön veren büyük kapitalist ekonomilerin küçüldüğünü görüyoruz. Bunlardan ABD ile rekabet eden Çin, DW´nin haberine göre 2019 yılı sonu itibariyle, son 30 yılın en düşük büyümesini yapmış. Yüzde 6 büyümüş, bu oran geçen sene yüzde 6,8 idi. Bu kapitalist ekonomilerden ABD yüzde 32, AB ise yüzde 11 küçülmüş durumda. Bu ciddi küçülme oranları kapitalizmin krizinin derinleşmekte olduğunu göstermektedir; her ne kadar kapitalizmin ideologları böyle olmadığını iddia etseler de.

Kapitalist ekonomilerin küçüldüğünü kabul ediyorlar, ama kriz olduğunu kabul etmiyorlar. Bu küçülmenin ‘nedenleri farklı´ymış. Neymiş, pandemi varmış. Bir defa bu değerler 2019´un son ekonomik değerleri. Hâlbuki pandemi 2019 Aralık ayının ortalarında Çin´de çıktı; daha sonra diğer ülkelerde ilan edildi. İkincisi ise insanlar can derdindeyken, pandemiden korumak için önlem almadan işçileri bile bile ölüme göndererek buzdolabı, çamaşır makinesi, televizyon, araba vb. ürettiler. Kapitalistler bunu salgının yayılma koşullarını hızlandıracak biçimde yaptılar. İşçilerin ölümü pahasına böyle yapılan üretime devletler de destek oldular.
Krizin nedenini pandemide değil, kapitalist üretim ilişkilerinde aramak daha doğru değerlendirmeye götürür.

Üretimin toplumsal, yani işçi ve emekçilerin emeğiyle, üretimle yapılmasına karşın üretilen mala bireysel sahip olmanın özel karakteri arasındaki derin çelişki krize dönüşmektedir. Üretim araçları özel mülkiyet olarak tek tek ya da birleşik kapitalistlerin elinde sermaye olarak bulunmaktadır. Bu sermaye sürekli olarak ve işçileri sömürerek kendini genişletmek, büyütmek, yani Marx´ın dediği gibi gerçek sermaye üretmek zorundadır. Sermaye ve servet sürekli olarak daha sınırlı ellerde toplanır, yoğunlaşır ve merkezileşir. Sermaye kendisini sürekli olarak büyütme problemi ile karşı karşıyadır. Bu sistemde kâr ve sömürü istikrarlı devam etmek zorundadır. Burada pandemi koşulları ancak olsa olsa krizi büyütme yönünde etken olmuştur. Krizin nedenini pandemi koşulları olarak açıklayan kapitalizmin ideologlarının gerçeğin üzerini örtmeye çalışmaları boşuna bir çabadır.

Bugünkü tablo sınıf çelişkilerinin daha keskinleşmesi, uluslararası ilişkilerde gerginliklerin artması, bölgesel ve yerel anlaşmazlıkların ve savaşların kışkırtılması olarak şekillenmektedir. Ne kriz, ne krizin yol açtığı sonuçlar kesinlikle kapitalist toplumun özel mülkiyet üzerine kurulu sınıf egemenliğinden ve üretim ilişkilerinin karakterinden ayrı düşünülemez. Bu yaşananlar kapitalizmin insana karşı bir sistem olduğunun kanıtı olarak da görülebilir.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —