Sadet BERKYÜREK

Tarih: 07.08.2014 22:39

İskenderun´da ağustoslar sıcaktır

Facebook Twitter Linked-in

Uzun bir aradan sonra ‘okumalardan çağrışımlar´ dediğim notlarıma bakıyorum. Birkaç yıl öncesine kadar çantamın bir köşesinde, masamın kenarında, komodinimin üzerinde duran bir akıllı defter… ve tarihi geriye doğru takip ederek çevrilen sayfalarla bellek tazeliyorum yeni baştan.  

………

Kurumsallaşma ve Sayek etkinlikleri

Sayek etkinlikleri Ağustos ayının yüreklerimizi serinleten, kurumsallaşan, bölgeye Ağustos ayında çekim gücü yaratan bir gelenek artık. Prof. Dr. İskender Sayek ile Dr. Füsun Sayek, gerek hekim olarak gerek kurdukları gönül köprüsü ile memleketinin insanına dokunan, ulaşanlardan olmuşlardır.

 “İskenderun´da kültür hayatı son yıllarda yükseliyor. Özellikle bir çalışma ise öne çıkıyor. Bu dikkatlerin kentimizde yoğunlaştığı çalışma: ……….. Festivali. Bu yıl ..´uncusu yapılan festivalin konusu ‘……..´ idi.”

Gerçek olmasını, boşluklarını doldurabilmeyi ne kadar isterdim. Gelin her birimiz yaşamımıza bir pencere açacak bir hayalimizle dolduralım bu boşlukları. Ben bu boşlukları Füsun Sayek Sağl›k ve Kültür Etkinlikleri ile doldurabiliyorum.

Teşekkürler İskender Sayek. .. Darısı İskenderun´a.

……………………..

Su boğar, ateş yakar, taş…

Ofisimizi paylaştığımız Anadolu Ajansı İskenderun muhabiri Burak Milli, gazeteci arkadaşımız Veysel Cıncık´la geçtiğimiz hafta Kıcı´daydı. Bir TIR´da meydana gelen yangının çekimini yaparken Burak, saldırıya uğradı. Görüntüleri izlerken defalarca o kafasına vurulan taşların her bir meslektaşımın başına inmiş olarak kabul ettim. Burak, bu saldırıdan çok daha ağır kayıpla çıkabilirdi düşüncesi bile tüylerimizi diken diken ediyor.  Geçmiş olsun dileklerimi buradan da iletiyorum.

TIR sahibi ve yakınlarını bu denli hiddetlendiren nedir bilemiyorum;  -belki de yükünün mercek altına alınması gerekir-  bir araçta çıkan yangını, sahipleri ancak böyle bir saldırıyla ülke gündemine taşıyabilirdi.

……………..

Üzerimize boca ettiniz

Önümüzdeki Pazar günü bir seçime gidiliyor. Kaldırıma monte edilip özel güvenliği sağlanan billboardlarıyla, Bakanlarıyla, valileriyle, müsteşarlarıyla, belediye, devlet olanaklarıyla… Özetle iktidarın olanaklarıyla adeta tek adaylı bir seçim kampanyası üzerimize boca ediliyor adeta. Sonuç şimdiden demokrasinin bir zaferi olarak lanse ediliyor. Ben de seçimin 2. tura kalmasının Türkiye´nin demokrasi mücadelesinin (!) bir kazanımı olarak değerlendirileceğini düşünenlerdenim. 10 Ağustos seçimi hepimize şimdiden hayırlı olsun. Haydi sandık başına, sonuçlar açıklanana kadar, diyorum.

……………

Köyler ne bekliyor?

Arsuz Kent Konseyi´ne hazırlık çalışmaları babında Toplumcu Belediyecilik paneli bayram öncesi Arsuz Gümüş Oteli salonunda yapıldı. Belediye Başkanı Nazım Culha´nın, Arsuz´un turizm ve tarım kimliğine dikkat çektiği konuşmasında bir vurgu vardı: Tarım alanları korunacak. Belediye sınırları içine alınıp mahalle statüsüne kavuşan bu köylerde beklentilerin belediye başkanının taşıdığı niyetten epey farklılık gösterdiğini sanıyorum.

Culha´nın bu yaklaşımı  Mersin´in merkez ilçesi Akdeniz´de yapılan alan çalışma sonuçlarını hatırlattı. Akdeniz´de de yeni mahalle-eski köylerde en önemli sorun kentle entegre olamamak olarak gösteriliyor, şehir merkezi ile kopukluk ve gelişememe sorunların başında yer alıyor. Yapılaşmaya açılarak tarımsal arazilerin değerinin artması ise beklentilerin ilk sırasına oturuyor. Arsuz köylüleri ne bekliyor sanırım inceleyeceklerdir. Çiftçilere yönelik geliştirilecek ekonomik projeler ile köylerde ortaklık duygusunu geliştirebilecek mekanizmaların oluşturularak üreticilerin ürünlerini doğrudan pazarlama imkanlarının geliştirilmesi, belediye ile doğrudan iletişime geçilebilecek sistemin kurulması, işsizlik ve sosyal projeler üretilmesi gibi bir sorumluluk duruyor yeni yönetimin önünde.

.………………..

Temmuzlar kedi yavruları gibi sokulurken ağustosa

Ve ağustoslar eylüle

Bir yol alış duygusudur ki, biliriz

İnsanlar zamanlardan önce boğulur.

 

Edip Cansever


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —