Akın BODUR


Öngörü

Akın BODUR


Eylül 2005’te 'Deprem bitti' diyen belediye başkanı, aslında öngörüsünün ne olduğunu da ifade etmiş oldu. 6 Şubat 2023 depreminin üçüncü yıl dönümü kapsamında Hatay’a gelen CHP, DEM, İYİ Parti, SP, YRP, TİP'in yönetici ve milletvekillerinin "Hatay normalleşmedi" ifadesi de belki de bu durumu yeterince tespit ediyordur.

İskenderun'da 3.250 insanın yaşamını yitirdiği, depremde kaybedilen 50 bin kişinin neredeyse yarısının Hatay'da olduğu gerçeği, 330.000 bağımsız bölümün yıkıldığı, depremin Hatay yansımasına yönelik öngörüsü belki de öngörü eksikliğini ya da depremin acısını yeterince hissetmediğini yansıtıyordur, kim bilir...? 

Yerel seçimden hemen sonra İskenderun’da konferans veren yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, şehr-i eminin de olduğu konuşmasında "yerin altına bakmadan yer üstüne çivi bile çakmayın.

İsterseniz yerin altını ücretsiz incelerim" sözünün aksine, yüzlerce milyon liranın asfalt, kaldırım ve süslemeye harcanması da öngörünün yansıması olabilir. Sahildeki nikah salonu geçici olarak taşıdığı Millet Parkında kalıcı olmasını sağlayıp, o binanın 'kadın cafeye' dönüştürülmesi; Karşısındaki sitenin yapımı için 15 yıldır izin alamadığı Ziraat Park içinde 5 dönümden oluşan yeşil alana büyük ve küçük şehirin kaynaklarıyla aquapark yapma çalışması; personel maaşı ödeyebilmek için satış kararı aldığı 45 dönümlük Maydanoz Parkın satışından elde edilecek gelirin, 'parası hazır, dış finansla yapılacak' diye yapımını düşlediği Marina Projesine aktarımı da bu kapsamdadır gibi geliyor. İmar planında yeşil alan olan Maydonoz Parkın imara açılması halinde alanda oluşacak yeşil alan açığını, kilometrelerce uzakta, marina park alanına taşıma düşüncesinin ifadesi ise hukuksuzluğu, İmar Kanununa aykırılığı yansıtıyor. Yüzde 100 hissesi belediyeye ait olan İSKENT'in limited yapısının A.Ş.’ye çevrilmesinde yapılan iki oylama; Olağanüstü meclis toplantısının Belediye Kanununun 20. maddesi yerine 23. maddesi kapsamında yapılması; Ramazan eğlencesini ihalesiz ve beş katına vermesi; neredeyse belediyenin tüm alımlarının ihale yerine doğrudan temin ya da davet usulüyle yapması gibi. Kente kurulması 20 yıl önce valiliğin projelendirilmesiyle planlanan müzenin Ziraat Parkın içinde yapılacağını söyledi ama birkaç ay sonra da sahile yapılacağını ifade etti. Kimse de yüzlerce milyon lira harcanan ve düzenlemesi henüz tamamlanmadığı için tam olarak halkın kullanımına açılmayan 'sahilin hangi bölgesinde proje değişikliği yapılacak?' sorusunu yöneltmedi. Tıpkı o sahilin bir bölümünde yapılan düzenlemenin neden bozulup, marina projesi yapılacağını sormadığı gibi. Müthiş bir planlama ve öngörü örneği gibi sunulsa da gerçekte kamu kaynaklarından harcanan paraların yandaşlara nasıl kazandırıldığını belki de İskenderun örnekleriyle bir kez daha görmüş oluyoruz…

Öngörü yetersizliği ve hukuku yok sayma anlayışı, asıl önemlisi gerçeği gizleme yaklaşımı bu kente çok şey kaybettirecek gibi... 

Siz ne dersiniz?