Nurullah ER


Mavi - Yeşil

Nurullah ER


Kim sevmez ki maviyi, yeşili?

Mavi mutluluk huzursa, yeşil sevinçtir.
Denizin mavisi, göğün mavisi, göllerin, suların mavisi.
Ağaçların, otların, çimenlerin yeşili.

Ne var ki anlatamadı mavi derdini.

Yeşil duyuramadı sesini.

Günden güne eridiler, kaybettiler umutlarını.

Küstü yeryüzüne yeşil, göğe çekildi, gökyüzü perisiyle konuştu, dertleşti, dolaştı…

Yeşili kaybedince mavi; hırçınlaştı, öfkelendi, küplere bindi, kıyıları dövdü, sel oldu taştı.

Yağmur indirmişti gökyüzü perisi yeryüzüne. Dört bir yan yeşerdi, canlandı, hayat buldu. Günlük güneşlik oldu.

Yağmur sonrası indi gökyüzünden yeşil, maviyle buluştu, el ele tutuştu. Deniz kıyısında, göl kenarında dağ içlerinde dolaştılar. Türkü, şarkı söylediler, şiirler okudular. Yeşil maviden öpücük alınca, gözlerine dokununca avuçlarına doldu gözyaşı. Yeşil kollarını açtı, sarıldı maviye.

Hüzünleri, acıları kaldırıp attılar. Amanosların tepesinde, Akdeniz’in sesinde birleştiler. Sevgilerini efsaneleştirdiler.
Ve morlaştılar.

Büyükşehir Belediye Başkanımıza da mavi tutkunu, yeşil sevdalısı olmalı ki,  göreve geldiği günden bu yana “Yeşil Hatay” yaratma çabasında.
Söküyor, dikiyor, ekip biçiyor…

Ne var ki, yol genişletmek için İskenderun’un simgesi palmiyelerin sökülmesi, İskenderun Arsuz arsındaki yol güzergahındaki su istemeyen, egzoz gazı emişine, çevre kirliliğine faydası olduğu söylenen, karşı şeritten gelen ışığı geceleri kıran zakkumların yerine İsrail kauçuğu dikilmesi, turizm bölgesi bilinen Arsuz’un tepesine çöp tesisinin kurulması, yerleşim alanı, tarım arazisi Nardüzü’nün organize sanayi bölgesi ilan edilmesi, Amaonsların maden şirketlerine açılması…

Mavi tutkunu, yeşil sevdalısı bir başkan için şaka gibi!

“Gözler ve kulaklar insan için kötü tanıklardır; özelliklede bunların dilinden anlayacak bir ruh yoksa.” 

Heraklitios