İşverenler çoğunlukla işçi haklarını ödememek için yasaları uygulama yerine etrafını dolanma yolunu seçerler. Geçen yıl işsiz kalan işçilerin yüzde sekseni istifa etmiş görünüyor. İşten çıkarılan işçilerin yüzde sekseninin istifa etmiş olması işçilerin kendi özgür iradesiyle istifa etmediğinin açık göstergesidir. Bu büyük bir orandır. Bu işverenlerin tazminat ödememek için işçilere şu ya da bu tehditle uyguladığı bir yöntemdir.
İşçilere işverenlerin yaptığı diğer bir uyanıklık ya da kandırmaca asgari ücret ödemesinde yapılmaktadır. Daha önceki yazılarımda bu konuya değinmiştim. Ama konunun canlı tutulması açısından yeniden değinmek istiyorum. Kâğıt üzerinde ya da belgeler üzerinde asgari ücreti, asgari ücret komisyonunun belirlediği şekilde, bugün için 11400 TL gösterip işçinin bankadan aldığı ücretin bir kısmını geri isteyerek almasıdır.
İşverenlerin işçilere karşı uyguladıkları eski deyimle “Hile-i Şeriye” yani yasal hiledir. Parlamentodaki vekillerin çoğu burjuvaziden yanadır. Meclisten çıkan yasalar yine onlardan yanadır. Yine de meclisten çıkan yasalar işlerine gelmezse uygulamazlar. Kıdem tazminatının hükümet tarafından fona devredilmesi planıdır. Önceki hükümetlerden beri kıdem tazminatı yük olarak görülmüş ve kaldırılması için çeşitli yollara başvurulmuştur. İşçilerin dağınıklığını gören her hükümet kıdem tazminatını kaldırmak için çeşitli yöntemler denemiştir. Ama bunu doğrudan dile getirmenin tepki toplayacağını bildikleri için dolaylı yollardan dile getirmişlerdir. Bugünkü hükümetin Çalışma Bakanı da bu değişikliği “büyük reform” başlığı ile sunmaya çalışmaktadır. Yapılmak istenen kıdem tazminatlarının fona devri… Evet bu işverenleri kıdem tazminatı yükünden kurtaracağı için, işverenler açısından bir reform sayılabilir. Ama bu “reform” başarılırsa işçiler kolayca işten çıkarılacağı nedeniyle işçiler için bir kabus olacaktır.
İşçi emeğinin sömürüsü başlı başına kapitalist sistemin adaletsizliğini gösterirken bu sistemden adalet beklemek, burjuvazinin yasalarıyla adalet aramak işçilerin ufkunu karartmaktan başka işe yaramaz.
İşçi sınıfı kendi yolunu ve yöntemini kendisi ortaya koymak zorundadır. Bunun yöntemlerini “Sömürüsüz Bir Dünya için” kitabımda yazdım.
İşçi sınıfı burjuva yasalarına bel bağlamaz