Tarih: 17.08.2018 11:25

'İstismara karşı eğitim ve anne güçlendirilmeli'

Facebook Twitter Linked-in

Akın Bodur/Arsuz

Çocuk beyninin çok gizemli ve sürprizlerle dolu olduğunu ifade eden çocuk psikiyatrisi uzmanı Doç. Dr. Çelik, 'İstismara uğrayan mağdur çocuğun ruh sağlığının bozulmamasının mülkün değil. Hasar kalıcıdır ve üç kuşak boyu etkileri görülebilinir' dedi.
Arsuz´da, TTB eski Başkanı Dr. Füsun Sayek´in anısına düzenlenen 12. Füsun Sayek Sağlık ve Kültür Etkinlikleri kapsamındaki 'Çocuk istismarına sessiz kalma' adlı söyleşide konuşan Doç. Dr. Çelik, 'Evde anne güvende değilse, çocuğun da istismara uğraması ihtimali var. O yüzden annenin güvenliği çocuğun da güvenliğini getirir. Fiziksel istismara uğramadan cinsel istismara uğramak da pek mümkün değil' değerlendirmesini yaptı.
Sokakta yaşayan, mülteci ve engelli çocukların istismara daha açık olduğunu, daha çok risk altında bulunduğunu belirten Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Çelik, 'Hepimiz eşit risk altındayız ama bazılarımız daha büyük risk altında' diye konuştu. İstismara karşı mücadelede ailenin çocuğun arkasında olduğu yönünde güveni vermesi gerektiğini anlatan Doç. Dr. Gonca Gül Çelik, şunları söyledi: 'Çocuklara yönelik gerçek istismar oranı hem ülkemizde hem de dünyada kesin olarak bilinmiyor, bilinemiyor. Bu durum şikayet ve kayıtlarla ilgili durum. İstismarı bildirmek, iyileşmenin yüzde 50´sidir ve iyileşme sürecinin başlangıcıdır. Çocuğun istismarı açıklamaması da travmayı getirir. Ülkemizde cinsel istismarı bildirim oranı yüzde 3, istismara tanıklık oranı ise yüzde 10 oranında.'

'İstismar, çocukta binlerce belirtiyle ortaya çıkabilir'
İstismara uğrayan çocuklarda binlerce psikiyatrik belirtinin çıkabileceğini, uyuyamama, altına kaçırma, konuşmama, aşırı şikayet; gençler ve yetişkinlerde de intihar girişiminde bulunmanın bunlar arasında olduğunu anlatan Gonca Gül Çelik, 'Okul öncesi yaştaki çocuk istismarı söylüyorsa, ona güvenin. Ancak yetişkinlerde bu biraz daha farklı olabiliyor. İstismarda en az hasar bırakan, yabancının istismarıdır. Ebevyn ve öğretmenin çocuğa yaptığı istismarın hasarı eşit durumda. Tabi istismarın ne kadar süreyle sürdüğü de önemlidir. İstismarın delili çocukta. İstismara uğrayan çocuk üç günde kapanır' dedi.Ailelerin çocuklarına ´hayır´ demeyi öğretmesini, istismara uğrayan çocuklara da ´evet´ veya ´hayır´ yanıtını vermeyecek açık uçlu sorularla olayı ortaya çıkarmasını öneren Doç. Dr. Çelik, 'İstismara uğrayan çocukla uraşırken, çocuğu çevreleyen tüm sistemle uğraşmak zorundasınız. Eğitim, eğitimin güçlenmesi istismardan korunmada çok önemli etkendir. Bu konuda çocuğa aile içinde bilgi verilmesi de önemli. Ayıptan kaçınılmalı ve çocuk sordukça bilgi verilmelidir. Bu yol, çocuğun tanımadığı büyüklerinden ya da internetten yanlışı öğrenmesinden çok daha güvenli ve doğrudur. İstismara karşı anne de güçlendirilmedir. Çünkü, zayıf anne çocuğunu koruyamaz' diye konuştu. İ

Evlere sağlık ziyareti istismarı azaltıyor
lk basamak sağlık hizmetinde görev alanların evlere yaptığı ´gebe ziyareti, aşı çalışması´nın da istismarı önlemede yer alan etkenler arasında bulunduğunu belirten Doç. Dr. Çelik, İngiltere´de 100 bin kişiyle yapılan bir araştırmada, bebeklerin altını temizleyen ve onlara banyo yaptıran babaların, asla istismara karışmadığını ortaya çıkardığını da söyledi.

Kırsaldaki çocuklar 1-0 geride
Arzu Arıcı, Yücel Ceylan ve Erdem Harmanoğlu´nun da bilgi verdiği söyleşide konuşan UCİM (Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı İle Mücadele Derneği) Başkanı Saadet Özkan, 'Dünyada kötülerden çok daha fazla iyiler var. Buna inanıyorum. Biz kötüleri ayıklamadığımız için onlar bu kadar güçlendi. Ama her yerde koruyucu, kollyayıcı insanlar var. Biz, kendimiz gibi olanları bulup, çıkarmak zorundayız' dedi.
Kırsalda yaşayan çocukların hayata 1-0 yeni başladığını, istismarın kırsalda daha çok ve yaygın oludğunu ifade eden UCİM Başkanı Özkan, İzmir´in kırsalında bir okulda 5 öğrencinin okül müdürü tarafndan istismara uğramasını takip edip, müdüre 82.5 yıl hapis cezası aldırdıkları mücadeleyi ve sonrasında derneği kurduklarını anlattı. Ebeveynlerin çocuklarına ´iyi´ ve ´kötü´ dokunuşu anlatmasını isteyen ve ´ayıp´ kavramını ortadan kaldırmak gerektiğini belirten Özkan, 'Biz dernek olarak istismara karşı mücadeleyi vermeye devam ediyoruz. Ama maalesef bu iş sadece hukukla çözülmüyor. Doktorların ve bilin insanlarının da desteğine ihtiyaç var. Okullarda toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimleri de vermemiz lazım. Hatta kahvehanelerde babalara da bu anlatılmalı' dedi.

Erkek çocuklar da istismara uğruyor
İstismara karşı şikayetlerin savcılığa yapılmasını öneren derneğin Hatay koordinatörü avukat Erdem Harmanoğlu da cinsel istismar, cinsel saldırınin birbirinden ayrı şey olduğunu anımsattı. Harmanoğlu, istismarda ´kast´ arandığını, tacizde ise kast yerine mağdurun yaşadığı/uğradığı etkiye bakıldığını ifade ederek, sadece kız çocuklarının değil, erkek çocuklarının da istismara uğradığını; Hatay´da da bunun örneklerinin görüldüğünü kaydetti.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —