Tarih: 21.03.2018 10:11

3 ilçede 27 gözaltı

Facebook Twitter Linked-in

 

 İskenderun, Payas ve Dörtyol´da dün sabah saatlerinde siyasi parti, sendika ve dernek yöneticilerin evlerinde yapılan aramanın ardından gözaltı uygulaması yapıldı. DBP İl Eş Başkanı Abdurrahim Şahin, DBP İskenderun İlçe eş başkanları Fatma Güneş ve Nedim Kaya, EMEP İl Başkanı Mevlüt Bulgur, EMEP İskenderun İlçe Başkanı Yusuf Gülşen, Eğitim-Sen İskenderun Şube Başkanı Ali Karadaş, SYKP İskenderun ilçe yöneticisi Belgin Ayrancı, HDP ilçe yöneticileri Aysel Eşiyok, Feyruz Gör, Şirin Aydın, Gülabi Er ve Doğan Bozkurt, İnsan Hakları Derneği (İHD) İskenderun ilçe yöneticileri Mahmut Aydıncı ve Reşat Kızılay ve Hasan İlhan, Ömer Uygun, Hülya Ateş ve Musa Alan´ın da gözaltına alınan isimler arasında olduğu öğrenildi.

İHD: Demokratik mücadelenin önü kesiliyor

İnsan Hakları Derneği (İHD) İskenderun Şube Başkanı Coşkun Selçuk, İskenderun, Payas ve Dörtyol´da bugün kutlanacak Nevruz öncesi yaşanan gözaltılarla ilgili düzenlediği basın toplantısında demokratik ilkeleri savunan kurumların üzerindeki baskıdan vazgeçilmesi çağrısında bulundu.
İskenderun´da aralarında İHD üyesi Mahmut Aydıncı´nın ve çok sayıda üyelerinin de bulunduğu 20´den fazla kişinin gözaltına alındığını kaydeden Selçuk, “Aralarında Eğitim Sen Şube Başkanı, EMEP ve DBP İl Başkanlar ı ve HDP, SYKP yöneticilerinin olduğu yönetici ve üyeler sabah saatlerinde evlerinden gözaltına alınmıştır. Neredeyse ayda bir bu tür gözaltılarla demokratik mücadelenin önü kesilmeye ve gözaltı uygulaması kanıksatılmaya çalışılıyor” dedi.
15 Temmuz darbe girişi sonrası ilan edilen OHAL´in hükümet tarafından bütün muhalefetin sindirilmesi için fırsat olarak kullanılmasını eleştiren Selçuk, farklı görüşlere tahammül edilmediğini ve demokratik mücadelenin önünün kesildiğini savundu. Selçuk, açıklamasında şu görüşleri dile getirdi: “Demokratik mücadelenin önü kesiliyor. Demokrasinin temel unsuru olan emek örgütleri, siyasi partiler, demokratik kitle örgütleri işlevsiz hale getirilmeye çalışılıyor. Demokrasinin olmadığı bir toplumun huzurlu olması mümkün değildir. Demokrasinin olmadığı farklı görüşlerin ifade edilemediği yerlerde sosyal ve ekonomik anlamda ilerleme mümkün değildir. Ancak özgür düşünce ilerlemeyi sağlayabilir. Baskılı ortamlarda olduğu söylenen gelişmeler sanaldır, gelip geçicidir. Aslolan insan haklarına saygılı demokratik bir yönetim tarzıdır. Buradan hükümete bir kez daha çağrıda bulunuyoruz. OHAL kaldırılmalı demokratik ilkeleri savunan kurumlar üzerindeki baskıdan vazgeçilmelidir. Bir an önce normalleşme sürecinin başlatılarak OHAL´in ve düşünce özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılmasını, insan haklarına dayalı bir hukuk devleti yaklaşımının egemen olmasını istiyoruz. Gözaltına alınan üyelerimiz ve diğer demokratik kurumların üye ve yöneticileri derhal serbest bırakılmalıdır.”




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —