ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

SELAM VE SABIR !

Mehmet OKUYAN

05 Ağustos 2011, 10:31

Mehmet OKUYAN

Selam, toplum içinde büyük önem taşır.Hayatın  çarkları  ancak kolaylıkla selam yüzünden  dönebilir.Amacından uzaklaşmadıkça bu böyledir…Nitekim toplum hayatında,yapılan, aracılıkla  selam arasında yakın ilişki vardır: “Size bir selam verildiği vakit ondan daha güzeli ile selam verin veya aynı şekilde karşılık verin. “Allah her şeyin hesabını sorar….”(NİSA: 86)

İslam, Müslümanlara diğerinden  farklı, özel bir selam şekli getirmiştir. Zaten Müslümanların bütün hareketleri farklılık gösterir.Onlar diğer toplumlardan çok farlıdırlar…

İslam, selam usulünü şu şekilde düzenler. Birincisi, Allah’ın selamı üzerine olsun…İkincisi: Allah’ın selamı ve rahmeti üzerine olsun….Üçüncüsü: Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun…Selama karşılık verirken arttırarak daha güzel bir tarzda hareket etmek gerekir. Üçüncü şekil bu kuralın dışındadır. Artık ilave edilecek bir şey kalmamıştır. Selama aynı şekilde karşılık verilir …İşte İslam’ın selam konusundaki talimatı budur…Resullullah ’dan rivayet edildiği gibi ….Her şey den önce selam, İslam’ın kendine özgü bir toplum yaratmak için, kendisine ait  bir kural belirtisidir.
İkinci neden…Müslümanlar arasında  sevgi ve yakınlık bağlarını güçlendirmek için girişilen devamlı bir çırpınmadır….Selamı yaygınlaştırmak….Selama daha güzel bir şekilde karşılık vermek….Bütün bu hareket ve davranışlar, ilişki kurmak için takip  edilen bir yoldur…Nitekim Allah’ın Peygamberine amellerin en hayırlısı hangisidir diye sorulduğunda : “ Yemek yedirirsin, tanıdığın veya tanımadığın kimselere selam verirsin.” Buyurmuşlardır.

Bu bir sünnettir, fakat selama karşılık vermeye gelince…O , Ayet ile farzdır…

Selam verme  konusunda gösterilen  hassasiyet, geçek anlamda  bu geleneğin meydana getirdiği neticeler üzerinde düşünülünce anlaşılır. Kalpleri bir biri ile ısındırmak, bir birini tanımayan insanların tanışması, insanlar arsındaki ilişkilerin kuvvetlenmesinde selamın  büyük etkisi vardır.
Üçüncü neden ise, İslam’ın  ana prensibi olan dostluk, barış ve kardeşlik duygusuna değinilmek istenmesi  olabilir…

İslam sulh ve selamet dinidir….İslam yalnızca yeryüzünde kardeşlik ve barışı hakim kılmak için çalışır…

“ Ey iman edenler, sabredin ve sabır yarışında düşmanlarınızı geçin. Cihada hazır olun ve Allah’tan korkun ki, aydınlığa ulaşasınız.” ( ALİ İMRAN: 200)
Bu, Allah’ın en büyük nidasıdır…İman edenlere, sorumluluklarını özetleyen bir sesleniştir, bir değer ve takdir ölçüsüdür.

İlahi sesleniş, sabır, sabırlı olmada yarış, Allah yolunda çalışmaya hazırlık ve Allah korkusu..
Ayet, sabır ve takva’yı ( Takva;Allah’a ve yarattıklarına karşı samimi olmaktır.) ele alıyor, insanları anarşi çığlıklarını dinlemeye, hileli düzenleri ortadan kaldırmaya çağırıyor.Sabır’a ve sabırda rekabete, Takva’ya ve çalışmaya davet ediyor. Sabır bir azıktır, Allah yolunda çalışmanın azığıdır. Her işte ve her zaman sabır, nefsin istek ve arzularına, heveslerine, zayıflığa, noksanlığa, aceleliğe,  hemen neticeye varmak için hırsa , sahtekar, yalancıların üçkağıtlarına, isyan sertliğine, kötülüğe karşı, gurur ve iftiraların azgınlığına, tutacak yardım ellerinin yetersizliğine, yardımların yetersizliğine, yolun uzunluğuna, şeytanın vesveselerine sabır!....

Sıkıntı ve çileye, güven duygusunun zayıflamasına, ümitsizliğe sabır!...

Nefse hakim olmaya, bolluk ve bereketli günlerde şükür ve alçak gönüllülüğe sabır!
Güçlü olunduğu zaman, intikam duygusuna kapılmamaya sabır!...

Allah’ın takdiri karşısında ve her şey Allah’a havale etmeye sabır!...

Her türlü olup bitenlere, olup bitecek olanlara, müminlerin sabırlı davranışlarını kırmaya çalışan düşmanlara karşı sabır!...Müminlerin, düşmanlarına karşı daha kuvvetli ve güçlü olabilmeleri için , yılmadan, usanmadan, yorulmadan çalışmaya sabır!...

Düşmanlarından daha kararlı ve güçlü olan müminlerin, gaflete düşmemek, düşmanlar karşısında uyumadan çalışmaları için sabır!...

Ne zaman ve nerede olursa olsun düşmanların yalan ve sahte davranışlarına asla inanmamak, ileriyi görmek, iyi bir mizaca sahip olmak, kıyamete kadar düşmanlarla rekabet halinde yarışmak  için hazırlıklı olmak, düşmanları her alanda geride bırakmak ve onların ilim de , teknikte, tıpta, astronomide ve her sahada onlardan ileride olmak için çalışmak!....
Bu gün biz, Müslümanlar, bunların neresindeyiz?.......
Allah’a ve O’nun emir , buyruklarına , Kuran’a sarılırsak; belki, aydınlığa kavuşuruz…
 

Bu haber 892 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

KÖŞE YAZARLARI

İskenderun Dönerciler İle Kuşatıldı25 Temmuz 2014

HAVA DURUMU

iskenderun


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi